Kellik ve Saç Beyazlaması Sorun Olmaktan Çıkıyor mu?

Günümüzde erkeklerin yarısından fazlası kel olma riski ile karşı karşıya kalmaktadır. Ayrıca yaşın ilerlemesiyle birlikte kellik, kadınlarda da kendini göstermektedir. Saç kaybı olarak bilinen kelliğin asıl nedeninin genetik olduğu düşünülse de düzensiz beslenme, tiroit hastalıkları, kansızlık (anemi) ve daha pek çok etken kelliğe neden olmakta ya da kellik sürecini hızlandırmaktadır. Bugüne kadar genellikle kimyasal içerikli ilaçlar, saç ekimi, protez saç vb. çözümlerle kellik durdurulmaya çalışılmıştır. Tüm dünyada bilim insanları bu soruna çare bulmak için adeta yarış içerisindedir. Gelişen genetik ve tıbbi teknolojilerle birlikte kelliğe çare bulunması konusunda somut adımlar atıldığını görebiliyoruz ve bu problemin çok da uzak olmayan bir gelecekte son bulacağını söyleyebiliriz. İşte size kelliği sorun olmaktan çıkarması umulan Saç Bankası ve bilim adamlarının fareler üzerinde denediği ve olumlu sonuçlar aldığı kimyasal bileşen ile ilgili detaylar:

Saç Bankası

Bir İngiliz saç araştırma şirketinin bulduğu yöntem şu an için emekleme aşamasında ve pahalı olsa da gelecekte kelliğin önlenmesi için büyük bir çözüm sunuyor. Saç Bankası adı verilen bu yöntemde kişiden alınan saç folikülleri laboratuvar ortamında klonlanmaktadır. Kişi kelleşmeye başladığı anda bu foliküller tekrardan kafa derisine enjekte edilerek saçların yenilenmesi hedeflenmektedir. Bu yöntem, kellik başlamadan uygulamaya konulduğu için bir çeşit [b]saç sigortası[/b] olarak da görülebilir. İhtiyaç duyduğunuzda sizi bekleyen binlerce saç folikülü saç bankalarında hazır olacaktır. Yeni bir teknoloji olması ve klonlama maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle şu an için fiyatlarının oldukça yüksek olduğunu söylemek gerekir.

Saç Kaybı ve Saç Beyazlamasına Karşı Çözüm

Araştırmanın sonuçları iScientific Reports/i dergisinde yayımlandı ve ABD’nin Johns Hopkins Üniversitesi’ndeki bilim adamlarının fareler üzerinde yapmış olduğu deneyler neticesinde geliştirilen kimyasal bileşenle kellik ve saç beyazlamasının sorun olmaktan çıkması umulmaktadır. Söz konusu bileşenle, yağlanmayla birlikte deri ve tüy hücrelerinde tahribata yol açan amino alkolün üretiminin engellendiği duyuruldu. Farelerde elde edilen olumlu sonuçların insanlarda da etkili olacağını söylemenin erken olacağını ve bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerektiğini ifade eden bilim adamları geleceğe umutla bakıyor.